12 Şubat 2009 Perşembe

Yol bu, ne çıkacağı belli olmaz

Bu kadar yol geldim belki daha bu kadar yolum daha var. geldiğim yolun herşeyini sevdim yani umarsızca yürüyüşler, umutsuzca otostop beklemeleri, ani bir yağmurla sırılsıklam ıslanmalar,derme çatma bir yol üstü lokantasında yemek yemek:)),kaçkar dağında yaklaşık 3200 metrede hayatta tanışabileceğin en iyi iki insanla tanışmak ve yola beraber devam etme kararı vermek, ağrı dağına karşı oturmak, ığdır ovasında altın sarısı buğday tarlalarından geçmek,garip bir güzellik sarhoşluğu ile kars'ı izlemek ve "seneye tekrar buluşmak dileği ile" demek. Tek bir ağacın dahi olmadığı bir köye bakarken tabela'sında "GÜZELBAHÇE" yazısı görünce yüzümde oluşan tebesüm:))yada Dogubeyazıt'ta giderken her 10 km'de bir kimlik kontrolünden geçmek. ve bir anda yılmaz erdoğan'nın bir şiirinde "bir ülkeden bir iç ülkeye geçme" cümlesi geliyor aklıma... Şavşat minibüs'ünün camından bakarken bir anda dünyanın en güzel yüzünden en sıcak bakışını almak... belki birgün bu yolculuğa beraber çıkarım diye hayal kurulan ama hiçbir zaman bu hayali bilmeyecek belki bir daha görme şansı da olmayacak bir sevgiliyi getiriyor aklına. neyse bu yazı çok fazla melankoli bir durumda yazılıyor daha fazla saçmalamadan bitirsem iyi olacak:))

5 yorum:

asiçiçek dedi ki...

yerinde olmak isterdim şöyle ararata karşı demli bir çay içmek ne güzel olurdu kimbilir?

yunuspolat dedi ki...

garip bir yer nerdeyse hiçbir evin ararat(ağrıdağı) manzarası yok. hepsi sırtını dönmüş:)) gece geç saatlerde ıgdır'a indim ve hertaraf karanlıktı otel'e yerleşirken resepsiyondaki görevli ye sabah kalkınca ağrı dağını görecek manzarası olan bir oada istiyorum dedim. adamın cvp'ı yok oldu:)) otelin manzarası daha küçük tepeleri görüyor ama ağrı dağını görmüyor. insan oteli yaparken hiçmi düşünmez yaaaaa

asiçiçek dedi ki...

tek sebep soğuk olmasıdır.manzara güzel fakat orda yaşam koşulları çok ağır ve zor.insanlarda tedbirlerini bu şekilde almışlar pencereler daha az soğuk olan yerden açılmıştır dikkat ettiysen.onlar ararat'ı(ağrı dağı)hergün gördükleri için manzaranın güzel ve afsanevi olmasını aslında çok fazla önemsemiyorlar.

Bilge'lik Yolcusu dedi ki...

Yazılarınızı okurken,sırt çantamı alıp yollara düşme arzum depreşiyor... Hele de Karadeniz... gezginlik bir ruh hali, ruha üfürülmüş bir hal...
Neyseki fotoğraflar bir nebze rahatlatıyor....
Yollarınız hep açık, şansınız bol olsun...
sevgilerimle...

Array! dedi ki...

Çok güzel bir yazı olmuş. İlk defa blogundan bir yazı okudum. Keşke saçmaladığını düşünmeden daha çok yazsaydın :)

Sevgiler!